DOLAR 32,2683 -0.08%
EURO 34,6220 -0.27%
ALTIN 2.424,840,07
BITCOIN 22570011,34%
Mersin
19°

PARÇALI AZ BULUTLU

16:50

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE


Işıldayan Karı Severim.
123 okunma

Işıldayan Karı Severim.

Baha Akıner Necati Cumali'yi yazdı

ABONE OL
Ocak 13, 2023 15:17
Işıldayan Karı Severim.
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“Kaç günümüz varsa şunun şurasında,

O kadar güneşimiz var.

Her günlük hakkımızdır mutluluk…

Anla!

Dün, bugün eksilen güneşler;

Ödenmez yarınla…”

Gün, Necati Cumalı dostlar…

“Akan suyu severim ben.

Işıldayan karı severim.

Bir yeşil yaprak,

Bir telli böcek,

Yeşeren tohum,

Güneşte görsem;

Sevinç doldurur içime…

Bir günü,

Güzel bir günü,

Güneşli bir günü

Hiçbir şeye değişmem…

Onun için savaşı sevmem,

Onun için zulümü sevmem,

Onun için yalanı sevmem…

Bilirim yaşamaz güneşte,

Bilirim yaşamaz yan yana aşkla,

Ne haksızlık,

Ne korku,

Ne de açlık…”

***

Şairler ölmez hani sonsuza dek; yaşar dizelerinde, şiirlerinde ya: Yıllar kimin umurunda? Ölmedi, yaşıyor…

13 Ocak 1921’de doğdu Florina’da; Necati Cumalı, 102 yaşında…

***

Çocukluk yıllarında evlerine her gün Yeni Asır ve Tan gazeteleri alınır Necati Cumalı’nın. Bu gazetelerdeki roman ve hikâyeleri okuyarak geçer çocukluğu.  Annesi hayatında önemli yer tutmaktadır. Fitnat Hanım; çocukları ile her zaman iyi anlaşan, iyi bir anne, eşi için eşsiz bir ev hanımıdır…

Annesi ile ilgili olarak, günlüklerini kitap haline getirdiği ‘Yeşil Bir At Sırtında’ adlı eserinde şunları söyler: Çocukluk yıllarımda ağır ev işlerinden annemin beni parklara bahçelere götürecek vakti olmasa da, bir köşede arkadaşlık edecek dakikalar bulurduk. Yaşamım boyunca hayranlıkla, tutkuyla bağlıydım hep anneme. Yaşadıkça da hayranlıkla anacak, hatırlayacağım. Çok olumlu etkileri, katkıları var kişiliğimde…

Babasını ise şöyle: Babam şeydi; nasıl desem, babasına benzemezdi bir kere… Çapkın, kumarbaz, yakışıklı ve çok tatlı bir adamdı…

Aynı kitapta, şiire başlamasını ise şöyle anlatır: 1938’de, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne yazılmıştım. O yılın Eylül sonları ile 1939 yılının Ocak ayı arası bir bunalımın içindeydim sanki. Bir kız arkadaşım vardı ama O’na gerçekten âşık mıydım? Yoksa cinsel bunalımlar mı geçiriyordum? Sıkıntılı soluk alamaz biri olmuştum. Elime hangi dersi alsam bir sayfa okuyamıyordum. Sokaklara atıyordum kendimi. Bıraktım İstanbul’u, Ankara Hukuk’a aktardım kaydımı. İstanbul Hukuk dört yıl, Ankara üç yıldı. Şiir yapışmıştı yakama. Durmadan şiir yazmak geliyordu içimden. Aşktan, İstanbul’dan yani; kaçtım…

***

Şiirler yazıyordu, evet. Ve ilk edebi evladını, 1943 yılında Garip akımının etkisinde, ‘Kızılçullu Yolu’ adlı şiir kitabını yayımlar. O günleri de şöyle anlatır sonrasında: ’Kızılçullu Yolu’nda topladığım ilk şiirlerimle, çocukluk anılarımdan başlayarak yaşamın beni etkileyen renklerini getirdim. Hıdrellez gezintileri, bayram yerleri, İzmir’in faytonları, avlusunda tavuklar, horozlar beslenen baba evi, sabahları erken uyanmanın sevinci, ilk aşk kırgınlıkları, gençliğin çabuk kapanan duygu yaraları, öğrencilik yıllarının yolculukları…

Askerliği Çanakkale ve Ezine’de yedek subay olarak yapar. O yılları da şöyle anlatır: Yedek subaylık dönemim ikinci bir üniversite oldu yaşamımda. Ezine’de ilk işim bir posta kutusu kiralamak, ilk aylığımdan; Adımlar, Yurt ve Dünya dergilerine abone olmak, Remzi Kitabevi’ne on kitaplık bir sipariş vermek oldu. Ezine’ye giderken tek kitap götürmemiştim. Ezine’den bir sandık, hepsini de okuduğum kitapla döndüm Urla’ya…

Askerden ‘Harbe Gidenin Şarkıları’ adlı şiir kitabıyla döner…

“Ağladığını istemem ben ölürsem.

Beni en sevdiğin halinle hatırla.

Uzak bir yerde çalıştığımı düşün.

Hayatta olduğuma inan.

Bir gün gelir kendiliğinden,

Geçer bütün üzüntün…

Her yeni gelen günü,

Yeni bir ümitle beklemeli!

Her yeni gün,

Yeni havalarla gelir.

Gece, yağan yağmurla uyursun.

Sabah bir de bakarsın odan güneşli…

Her gelen vapuru, treni;

Yeni bir ümitle beklemeli!

Her gelen vapur, tren;

Yeni insanlarla gelir.

Ben esmerdim güzelim,

Bu sefer sarışını seversin.

Aşk, yaşayanlar içindir…”

***

Gün, Yaşar Kemal’in ifadesiyle “Yaşlanmaz Şair Çocuk” Necati CUMALI dostlar…

Gün; yine şiir, şair…

Gün, herhangi bir Cuma…

Florina’dan Urla’ya, oradan sonsuzluğa…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

error code: 522