Zeytinburnu masaj Talas masaj Tarsus masaj Tavşanlı masaj Terme masaj Tire masaj Torbalı masaj Toroslar masaj Turgutlu masaj Turgutreis masaj Turhal masaj Tuzla masaj Ulus masaj Ümraniye masaj Urla masaj Üsküdar masaj Vezirköprü masaj Viranşehir masaj Yatağan masaj Yenimahalle masaj Yenişehir masaj Yıldırım masaj Yomra masaj Yumurtalık masaj Yunusemre masaj Yüreğir masaj www.dubainewescorts.com Adana escort Afyon escort Aksaray escort Amasya escort Ankara escort Antalya escort Antep escort Aydın escort Balıkesir escort Bursa escort Anamur escort Antakya escort Arnavutköy escort Atakum escort Ataşehir escort Avcılar escort Bafra escort Bağcılar escort Bahçelievler escort Bakırköy escort Balçova escort Bandırma escort Başakşehir escort Batıkent escort Battalgazi escort Bayındır escort Bayrampaşa escort Beldibi escort Belek escort Beşiktaş escort Beykoz escort Beylikdüzü escort Beyoğlu escort Beypazarı escort Adalar escort Adapazarı escort Afşin escort Akçaabat escort Akçadağ escort Akçakale escort Akçakoca escort Akdağmadeni escort Akdeniz escort Akhisar escort Akşehir escort Aksu escort Akyazı escort Alanya escort Alaşehir escort Aliağa escort Almus escort Altıeylül escort Altınordu escort Araklı escort Ardeşen escort Arifiye escort Avsallar escort Ayvacık escort Ayvalık escort Aziziye escort

DOLAR 17,9386 0.19%
EURO 18,3193 0.14%
ALTIN 1.032,75-0,07
BITCOIN 410349-3,82%
Mersin
31°

AZ BULUTLU

13:15

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

şişli escort
Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

05 Ağustos 2022 Cuma

Hegemonya Yıkılırken Çatırtı Sesleri Gelir

Hegemonya Yıkılırken Çatırtı Sesleri Gelir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hegemonya yıkılırken çatırtı sesleri gelir

Sağır sultanlar bile bu sesleri muhakkak duyacaktır. Emperyalizmin yıkılışı sessiz de olabilir.

Lakin, şansınız yoksa, yıkılırken daha da kötü ülke yöneticileriyle yakalanırsınız.

Osmanlıda ve Roma İmparatorluklarında olduğu gibi.

Osmanlının son yıllarında Osmanlı hep kötü yöneticilerle yönetildi.

Şimdi baktığımızda, Amerika da kötü yöneticilerle hegemonya yıkılışına yakalandı.

Reel politikten uzak, yaşlı, hasta ya da iyice narsist kişiler Amerikan yönetiminin başına çöktü.

Reel politikadan kastımız, politika uygulayıcılarının, yürüttüğü politikalar, kendi ülkelerinin çıkarlarını öncelemeleridir.

Nansy Pelosi Amerika’da siyasetin üçüncü kişisidir. Yaptığı işe bakarsak, eğitimsiz kişilerin yaptığından hiçbir farkı yoktur.

Tayvan gezisine tamamen Amerikan çıkarları çerçevesinden baktığınızda, Pelosi’nin Tayvan’a demokrasi götürmesi oldukça komik. Bu yolla ne demokrasi gider ne de Marshall yardımları gider.

Eğer bu operasyonu, Amerikan derin devleti planlamışsa, demek ki, ABD derin devleti de bir işe yaramıyor.

Ne strateji var ne akıl var. Sadece savaş kışkırtıcılığı var.

Aynı süreci biz, Ukrayna savaşı başlamadan, bir yıl önce de gördük. Başta Amerikalı yöneticiler olmak üzere bir sürü devlet adamı, bakan Ukrayna’ya gelmişti.

Hepsinin söylediği de şuydu; Siz Rusya’ya karşı savaşın, biz arkandayız.

Aynısını PKK için yapıyorlar. Hadi aslanım Türkiye ile savaşın arkanızdayız!

Tayvan’a gidiyorlar hadi aslanım, arkanızdayız diyorlar.

Bu savaş kışkırtıcılığı ve vekalet savaşı üzerinden egemenlik sürdürmeyi planlıyorlar. Başka bir akıl ve strateji yok.

Hiçbir yatırım yapmadan, sadece kışkırtıcılık.

Bunları aşağı yukarı herkes biliyor.

Lakin bu kez bunlar hesap bilmemezlikte, sınırları aştılar. Rusya ve Çin’e bulaştılar. İyi de oldu.

Rusya ve Çin arasında mutlak bir işbirliği oluştu.

Amerika ise hem çok kötü yönetildiği bir döneme yakalandı. Hem de silah ve teknoloji bakımından gerilediği bir döneme girmişti.

Amerika Ambargo uyguladı mı her ülke hemen hazırola geçer ve ABD’den önce ambargo uygulardı. Ülkemiz bu işte şampiyondu. Hakkını yemeyelim Polonya hep birinciliği alırdı.

İran’a ambargo uygulanacak, hadi işbaşına denirdi.

Amerika bir talimatta bulundu mu, hemen propagandistleri ortaya çıkar, bu talimatı uluslararası kuralların gereği olduğunu dünyaya anlatırlardı.

Bu kez de öyle olacağını sandılar. Avrupa, Kanada ve İngiltere dışında tüm Asya, Güney Amerika ve Afrika yaptırımlara katılmadı.

Almanya’nın reel politikadan uzak bir Dışişleri Bakanı var. Çin’e yaptırım uygulayalım diyor. Çin’e 20 milyon adet Wosvagen satan Almaya, Çin’e yaptırım uygulayacak. Kafaya bakar mısınız?

Uzatmayalım Amerikan emperyalizminin yıkılışının ayak seslerini duyuyoruz.

Amerika Rusya’dan çok korktu. Çin’den daha çok korkar. Hele ikisi birden Amerika’ya karşı ise daha da çok korkacaktır.

Dünya doğru bir çizgiye girdi.

4 Ağustos 2022, bulentesinoglu@gmail.com

Devamını Oku

Enerji Liberallere de Avrupa’ya da Diz Çöktürür

Enerji Liberallere de Avrupa’ya da Diz Çöktürür
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Enerji liberallere de Avrupa’ya da diz çöktürür

Ukrayna ve savaş konularını yazarak, okuyucuları mı çok yorduğumu biliyorum.

Lakin Ukrayna meselesi, yani enerji meselesi, dünyanın nereye gideceği konusunda, o kadar belirleyici ki, savaşı takip ederek okuyucumuza yardımcı olmaya çalışıyorum.

Ne kadar önemli olduğuna çok örnekler vererek anlatmaya çalıştım.

Lakin Trump noktayı koyunca, artık Ukrayna önemli sözünü, kullanmaya gerek yok diye düşünürüm.

Trump “Amerika’ya diz çöktürdüler” dedi. Artık ilerisini söylemeye gerek yok.

Rusya dün ve evvelki gün, İki yerleşim yerini daha kontrol altına aldı.

Bunlardan bir ve belki de en önemlisi Zaporijia.

Bu şehir, zaten Ruslar tarafından savaşın başında, çevrelenmiş, giriş çıkışlar kontrole alınmıştı. Şimdi Wagner Ekipleri ile Nükleer santrale girildi. Teknik denetimde, Ruslara geçti.

Zaporejia aynı zamanda çok önemli sanayi kenti. Rusya’ya bağlı iken, Rusya ileri teknolojide üretim yapan bir yer olarak Zaporejiya’yı tayin etmiş.

Bu şehirde, uçak motorları, tank motorları, gemi motorları imalatı da yapılıyor. Çelik fabrikaları var.

Zaporejia’daki santralin önemi şu; burada altı adet nükleer ünite var. Ürettiği elektrik enerjisi, sadece Ukrayna sanayisi ve konutlarını beslemiyor. Avrupa’ya da enerji gönderiyor.

Donetsk’in kasabası olan, Uglegosk Enerji Santrali de çok önemli bu da Rusya denetimine geçti.

Avrupa kömür, doğal gaz, petrol ve gübre (gübre de gazdan üretilir) bakımımdan Rusya’ya bağımlı olduğunu, dünya alem artık öğrendi.

Ancak şimdi başka bir enerji bağımlılığı meselesi daha ortaya çıktı.

Dinyeper ve İngölet Nehirleri bizim bildiğimiz nehirlerden değil. Bu nehirlerde vapurlar ulaştırma işlerinde kullanılır. Debileri çok yüksek, kurulan barajlar-bu barajların hemen hepsi Ruslar tarafından kurulmuş- elektrik enerjisi üretiminde, çok yüksek meblağlarda enerji üretiyorlar. Ve Avrupa’ya satılıyor.

Şimdi bunlar birer ikişer Rusya’nın denetimine geçerse, Avrupa için yeni bir enerji bağımlılığı konusu ortaya çıkacak.

Almanya’da gaz fiyatları %35,7 yükselmiş. Almanya inatla Kuzey Akım II Gaz Boru hattından gaz almıyor. Halkına yüksek fiyattan gaz tükettiriyor.

Kuzey Akım I Gaz Boru hattı üzerindeki Kompresörler 10 yıldır bakım yapılmamış. Birer ikişer duruyor. Gaz kesintisi teknik olarak zorunlu oluyor. Bu durum önceden bilindiğinden, Kuzey Akım II Gaz Boru Hattı inşa edilmiş.

Kış yaklaşıyor. Avrupa’nın iş bilmez, çok konuşur çok siyaset yapar takımı, şimdilerde endişe içinde. Kışın ne yapacağız?

Almanya yetkilileri, Nijerya’ya, Azerbaycan’a, Katar’a gaz almak için gitti.

Nijerya’da terör nedeniyle, istikrarlı gaz alışına uygun değil. Katar az bir miktar veririm dedi. Yetersiz. Azerbaycan işi ise dört beş seneden önce olmaz görünüyor.

İsrail ve Mısır gazı ise ölme eşşeğim ölme işine benziyor.

Aslında Avrupa barıştan yana ama İngiltere ve Amerika ille de savaş diyor. Sözüm ona Rusları yıpratacaklar. Kendileri resesyona girdi.

Kış gelince herkesin aklı başına gelir. Öfkeler, Rusofabialar bir kenara bırakılır.

Enerji ne diyorsa o yapılır.

29 Temmuz 2022, bulentesinoglu@gmail.com

Devamını Oku

Yabancıya Toprak Satarak Zenginleşme!

Yabancıya Toprak Satarak Zenginleşme!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yabacıya toprak satarak zenginleşme!

Seçim yapıyorsunuz. Bir yönetim seçiyorsunuz. Seçimden önce seçimi kazanan parti size, ülke topraklarını zenginleşmek için satacağını söylemiyor.

Siz oyunuzu veriyorsunuz. İktidar her türlü gücü eline geçirince, başlıyor kamu mallarını özelleştirmeler adı altında servet sınıfına devretmeye…

Kamu kuruluşları özelleştirilirken siz hiçbir tepkide bulunmuyorsunuz. Bir güzel seyrediyorsunuz.

Kamu kurum ve kuruluşlar bitince, başlıyorsunuz sınırsız borçlanmaya… Öyle bir yere geliyorsunuz ki, artık size borç veren azalıyor. Hatta Borçları geri istemeye başlıyorlar.

Bu kez başlıyorsunuz yabancıya, toprak ve mülk satmaya… Satıyorsunuz da bu satışlar Anayasa’ya ve kanunlara aykırı.

Bu engeli aşmak için de Anayasa Mahkemesinin üyelerini rejim değiştiriyor.

Yeniden hatırlatıyorum.

Turgut Özal döneminde, iki kez yabancıya toprak satılması için 1985 ve 1986 yıllarında, Meclisten çıkan kanunlar, o zamanki namuslu hakimler sayesinde reddediliyor.

Anayasa Mahkemesi bu gerekçeli kararında, toprağın devletin kuruluş unsurlarından birisi ve en önemlisi olduğunu yazıyor.

-Ülke toprakları, devletin asli ve maddi unsurudur.

-Ülke toprağı, devletin otoritesinin geçerli olduğu alandır.

-Toprak, egemenlik ve bağımsızlık simgesidir.

-Yabancının toprak edinmesi, salt mülkiyet meselesi değildir.

-Bu toprak parçası ülkeden kopabilir.

Neoliberalizm, sermaye sınıfının önündeki tüm sınırlamaların kaldırmasını hükmederken, servet sınıfının, devletin bizatihi kendisi olduğunu söylemektedir.

Devlet şirkettir, devleti yönetenler, istediği toprağı ya da mülkü istediğine satar.

Bu mülkleri içinde çalışan vatandaşlarla birlikte satar.

Özelleştirmeleri hiçbir direniş göstermeden bir güzel seyrettik. Beynimizi öyle güzel yıkamışlardı ki, özelleştirmelere karşı çıkanlara, dinozor muamelesi yapıyorduk.

Değişim değişim diyorduk. Servet sınıfının, varlığımıza el koyduğunu görmezden geliyorduk. Aslında bu günleri yaşamaya müstahaktık.

Geldiğimiz yer burasıdır. Servet sınıfının, yeni sermaye birikim modeli oluşturabilmesi, doymayan aç karnını doyurması için, şimdi toprakları satıyorlar.

Bu ülkede sadece servet sınıfı değil, 80 milyon kişinin de yaşadığını kabul eden bir rejime ulaşmazsak, köy ağalarının köy alıp, köy sattığı gibi maraba sınıfına varırız.

Bu mesele sadece yaşam tarzı meselesi değil, yaşayıp yaşamama meselesidir.

Vatandaşlığın ve toprağın satışından sonraki aşamayı artık tahmin bile edemiyorum.

Sanıyorum artık onurumuzu satıyoruz. Bizim suçumuz, rejimin suçluluğundan daha fazladır.

26 Temmuz 2022, bulentesinoglu@gmail.com

Devamını Oku

Aşağılayarak Yönetmek

Aşağılayarak Yönetmek
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Aşağılayarak yönetmek

Bu gün Alman Ekonomi Bakanı Robert Habeck “Rusya’yı güvenilir enerji tedarikçisi olarak görmüyoruz” demiş.

Bu ifadeyi ne zaman kullanıyor derseniz, Kuzey Akım 1 Gaz Boru hattından, Rusya’nın Almanya’ya yeniden gaz vermeye başladığı dakikalarda…

Durum şu; Almanya, Rusya’nın savaştığı Ukrayna’ya silah ve para verirken, Rusya’nın Almanya’ya gaz vermeye devam ettiği bir durumda, üstelik,Almanya Rusya’yı aşağılamaya devam ediyor.

Batı kolektifi, aşağılama, hakaret etme, değersizleştirme, parmak gösterme, nefreti sürdürme, yöntemlerini kullanarak, Doğu ülkelerini değersizleştirir.

Aşağılamak, sürekli hakaret etmek yönetme biçimlerinden birisidir. Belki de en önemlisidir.

Kölelik dönemini biraz hatırlarsak, insanın insana karşı kullandığı şiddetten başlayarak düşünürsek, simgesel şiddet ya da fiziki şiddet kullanarak insanlar ve toplumlar yönetilebilir.

Bize veya Ruslara karşı uyguladıkları aşağılama usulleri günümüze tarihin derinliklerinden gelir.

Elli yıldır, ülkemizi Avrupa Birliğine alacaklar ya, kapıda köpek gibi beklettiklerini, zaman zaman ima ederler ya aynısını Ruslara yaparlar.

 Ruslardan ucuz enerji alırlar, lüks oto yaparlar dünyaya istedikleri fiyattan satarlar, kimse onlara bir şey söyleyemez.

Hep kendilerinde, insan üstü bir yeteneğe sahip oldukları ve bizim gibi barbarları yönetmeye zaten hakları olduklarını düşünürler.

Onlar için Çin, Rusya, Hindistan, İran ve Türkiye barbar ve gelişmemiş toplumlardır. Onların demokratik değerleri vardır. Ötekilerin değerleri sanki yok gibidir.

Aşağılamak, hakaret etmek, onların hakkıdır. Onlar bu dünyaya seçilmiş olarak gelmişlerdir. Her şey onların hakkıdır.

Rusya’ya da tıpkı bize uyguladıkları aşağılama yöntemini kullanarak, Rusları da yönlendirmek/yönetmek isterler.

Lakin Çin ve Rusya edepsizlik yapar ve silah teknolojilerini geliştirirler.

Rusya’nın Avrupa’dan, ikinci kopuşuna şahit olacağız.

Rusya Batılılaşmak ve Batının değerlerinden yararlanmak için I. Petro ve daha sonra II. Yekatarina döneminde, Fransa’dan uzmanlar, şairler, edebiyatçılar, gazetecileri getirerek, Rusya’yı, Avrupa yapmaya ve Avrupa ile iyi ilişkiler kurmaya gayret ederler.

Lakin Napolyon Rusya seferinden sonra, Ruslar Avrupa’dan koparlar.

Rusya’da komünizm dönemi bitip, piyasa ekonomisine geçince, Amerikan hegemonyasının kuralları içinde, Batı pazarlarına girebilmişti.

Tam Batı ile bütünleşecekti ki, Batı, Rusya’ya yeniden hükmetmek ve Rusya’nın enerji zenginliğine çökmek istedi.

Yeniden sahip köle ilişkisi ortaya çıktı. Avrupa Rusya’yı aşağılamaya başladı.

İngiltere, aşağılama ve hakaret uzmanı olarak tarihteki yerini yeniden aldı.

Lakin bu kez işler biraz değişik olacak gibi duruyor. Köle sahibine karşı elindeki dirgenle sahibine vurmaya başladı.

Sahip çaresiz. Ne yapacağını bilmez haldedir. Sahip köle ile uzlaşmaya yanaşmıyor. Lakin köle kızgın. Bin senenin hıncını almak istiyor.

Oradayız.

21 Temmuz 2022, bulentesinoglu@gmail.com

Devamını Oku

Sabır Stratejisi Vekalet Savaşını Yener mi?

Sabır Stratejisi Vekalet Savaşını Yener mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sabır stratejisi vekalet savaşını yener mi?

Aydınımız ve dünya aydınları Rusya Ukrayna savaşını, ilk üç ay sıkı takip etti.

Sonradan baktı ki bu savaş, bir vekalet savaşıdır deyip izlemeyi bıraktı. Daha doğrusu göz ucu ile izlemeye başladı.

Sonradan anladı ki bu savaş, dünyadaki ve ülkemizdeki enflasyon felaketi ile ilgisi var. Bu kez enflasyon için savaşı izler oldular.

İzledi izlemesine de hep Batıda imal edilen, haberler çerçevesinde izledi. Çünkü ülkemizin haber merkezi, çok uluslu şirketlerin medyasının, haber merkezidir.

Televizyonlarda savaş yorumu yapan emekli generallerimiz, NATO generalleri dir. Ne yorum yaparlarsa yapsınlar, işin sonu, Amerikan hegemonyasının mantığına çıkış yapar.

Gladyo artıklarını da unutmayalım. Onlarda bir köşede mutlaka Amerikancı bir yol bulup, akıl yürütürler.

Sabır stratejisine gelince açıklayayım

Ukrayna’daki savaş; silahı, mühimmatı, hatta yabancı savaşçılarıyla tam bir vekalet savaşıdır. Savaş için her şeyi Batı kolektifi sağlar.

Daha dün, Devlet memurlarının ve savaşanların maaşı için 1,7 Milyar Dolar Amerika’dan geldi.

İstihbarat, lojistik destek, asker eğitimi dahil her iş Batı kollektifince yerine getirilir.

Ukraynalı için sadece savaşmak ve Batı kolektifi için ölmek vardır.

Eksilen asker yerine, şimdilik, Polonya’dan ikmal yapılır.

Savaş sürerken defalarca Ruslar tarafından barış görüşmeleri teklifi yapılır. Ancak Batı Kolektifi, Rusya’yı yıpratacağını sanarak, “yıpratma savaşına” devam eder.

Yıpratayım derken kendisi de yıpranır. Hele Avrupa hepten yıpranır. Siyasal dengeler bozulur. Hükümetler gider, lakin Rusofabia olduğu gibi kalır.

Avrupa halkaları bu savaşın bir enerji savaşı olduğunu ne yazık ki anlayamaz. Tüm sıkıntıyı enerjiden çeker ama Rusya’ya ambargo uygulayarak, kendi enerjisini riske atar.

Avrupa böyle bir saçmalığın içinde debelenirken, kazanan Amerika olur. Avrupa değerleri Amerikan değerleri ile yer değiştirir. Ortaya saçmalık çıkar.

Durup dururken Rusya’nın Avrupa bankalarındaki, 13, 8 Milyar Dolara el koyarlar.

Rusya’nın sabrını patlatmak için Kerch Köprüsünü uçuracakları açıklamaları gelir.

Rusya’yı, Amerika adına, köşeye sıkıştırdıkça, Rusya’nın Avrupa’ya olan güveni azalır.

Rusya Avrupa’dan koptukça, yerine Amerika girer. Gazı var mı gaz verebilir mi? Cevap hayır. Avrupa gazı nereden alacak? Sorusu açıkta kalır.

Rusya savaşı ve dünya gözündeki itibarını kaybetmemek için sabrettikçe, Rusya’nın üzerine gelirler.

Dünyada sorumluluk sahibi aydınların ve düşünürlerin tek sorusu var.  Bu işin sonu ne olacak?

Ben hala dünya savaşı fay hattının Ukrayna olduğuna inanıyorum.

Çünkü Amerika’da biliyor ki, Ukrayna savaşı kaybedilirse, dünya finans düzeni, artık, Amerikan hegemonyasından çıkacak. Ve çok kutupluluk resmen devreye girecek.

Eksik kalmaması için şunu da ifade edelim. Enflasyon sadece Ukrayna Rusya savaşı sebebiyle artmamaktadır. Zaten dünya ticareti üzerine ambargo koyan Batı Kolektifidir.

Kendi kazdıkları çukurun içinde duruyorlar.

13 Temmuz 2022, bulentesinoglu@gmail.com

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.